"Sen benim gözlerimde saf bir gerçek, Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin. Sen bedenimdeki yumuşak kudret, Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin"

Seni Seviyorum

Duyuyor musun birtanem?
Dün gece yine sendin aklımda
Bir hüznün çıkmaz sokalarında
Gözyaşı oldu hasretin
Ilık bir buse gibi süzüldü yanaklarımda
Yanaklarım kırmızıydı, küskündü aynalara
Ne zaman karşılaşsak sen bakardın onlardan
Başıboş hoyrat aynalardan
Önce ilk sarıldığımız yere gitti duygularım
Bu gün gibiydi yaşadığımız küllenmemişti
O bir ömürdü sanki, ölmeye değerdi
Sonra gözlerin geldi aklıma, güzelliğin
Başımı döndüren mey gibiydin sen
Şelaleler akardı içime gözlerinden
Ardından öksüz kalırdım sanki giderken

Yinede yorulmazdım sensizliğe
Sensizlik ki darağacım, sensizlik ki paramparçayım
Ellerim seni arıyor bu gece, gözlerim gözlerini
Şarkılar hüzünlü, şarkılar buruk
Yoksun ya bu şehir yorgun, bu şehir vuruk
Seni arıyorum inadına gecelerde
Karanlıklar üstüne yemin ederim
Işığım sensin!
Seni seviyorum birtanem diyorum söyletensin
Basit bir aşk öyküsü değil ki bu
Saman alevi değil ki
Cehennem alevi sanki susuzum
Sensiz mutsuzum
Artık sabah olmayacak uykusuzum
Artık sensiz yaşanmayacak
Yaşıyor sanma beni sadece varsayımım
Sana bağımlı varlığım
Yokluğun ise tükenişimdir
Bir umudu katleder bin umudun olurum
Senin gibi ulaşılmazdır benimde gururum

Duyuyor musun birtanem? ?
Dün gece yine sendin aklımda
Aldın aklımı başımdan gittin
Canımı da aldın yüreğimden
Canımdın sen! !
Vazgeçilmezim, tartışılmazım
Yalnızlığımın sebebi, acılarımın denizi
Esirinim işte bu gece vakitleri
Kollarımda sensizliğin kelepçeleri
Yüreğimde sevdanın zincirleri
Bağlanmışım sana ayrılamam
Görmeden yaşayamam o gözleri

Bir gemi kalkıyor rıhtımdan
Dinle bak sesini, bu son seferi
Veda türküsüne benzer düdük sesi
Ardından mendil sallayanlar
Boşuna aslında boşuna ağlayanalar
Dönüşü olmayacak bu yolculuğun
Bende gidiyorum birtanem, umutlarım yanımda
Geriye bıraktığım limandaki ayak izleri
Ve haykırışım enginlere
Sen; dalgalardan dinle artık sesimi
Sahilde bekle beni
Bir garip martı görürsen gözleri yaşlı! !
Randevusu varmış gibi ecelle telaşlı! !
Bil ki; bir tutam sevgi yolluyorum sana
Bil ki; ağlıyorum uğruna
O zaman son kez de olsa hatırla beni
Cansız bedenime can istiyorum
Canımsın sen, SENİ SEVİYORUM

Diken Gülleri



Diken gülleri sarar her yanı
Kafesinde güneşim tutsak
Ellerin yasak
Yordu sensizlik.

Yönüm sensin, dört bir yanım sen
Sorgusuz saldığım kalbim titrer avucunda
Beyaz bir kuş inler çok uzaklarda
Gözleri elem, yüreği kırık, sebebi sensin.

Sen hala, durulmaz denizlerin gel-gitlerinde
Ben hala anlatamadıysam sana kendimi
İnerim közlerine dipsiz yangınında çöllerin
Yor hala, yor beni.

Göremediysem kanadındaki gökkuşağını
Yanmadıysam dudağının karanfil kokusunda
Dokunmadıysam saf teniyle bebeğin, yüreğine,
Renksiz dünyana, renkli çiçekler salıp
Aradığın rengi katamadıysam,
Vur beni tereddütsüzce, haydi!

Şimdi, kırık cam parçası gibi yüreğim
Ellerimde; ha soldu, ha solacak sevda çiçeğim
Silerek geçmişe dair her şeyi, miladımdır gelişin
Ben bir türlü anlatamadım kendimi sana
Anlatır mısın şimdi sen beni bana, ben kimim?


Diken gülleri sarar her yanı
Tütsü kokar, mum kokar odam hırçın gecede
Avucumda, kuruttuğum çiçeğini saklarım
Kınlanmamış hançerdir özlemim
Yanık ezgiler akıtır dizelerime
Bir kırgın düşüm düşer günsüz günüme
Susarım.

Susmak ki bir şeylerin hatırınadır
Çığırtgan bir susuşudur bu aslında yüreğimin
Sessiz fakat onurlu bir duruşla
Solgun yüzümde hüzünlü gülümseyiş
Ve suskun bir gidiş yakışır belki,
Bırakır giderim.
Sözler de solar bir gün.

Şimdi hala güzelse şarkılar
Şiirler yazıyorsam sana
Şairsem, kırık namelere ses veren,
Şiir bir şarkıdır.
Kah sevinçle, kah burukça gülümser dudakların şarkısı.
Ve sen!
Sessiz şarkılar söyleten büyük besteci! ..

Haydi hala yor beni
Unutma ki gün gelir, bir gece vakti,
Avuntulardan vaz geçerim.
Bir soru sor kendine şimdi
Gönlümü bağladığım gönlünle her şey aynı renkte mi?

Bu gece, en içli şarkıları
Sessiz bir kemanın, dilsiz telinden çaldım.
Anıların paslı çivilerinden yaşanmışlığı topladım.
Sensizliği haykırdım, şehrin sokaklarına
Umudu sarmaladım bir çığlık topu gibi
Fırlattım her hamlede tosladığım duvara...

Bu gece, sözlerim bitti.
İnceldiği yerden koptu
Gerilmiş göğe, yıldız yıldız yüreğim.
Gönlümün sızısı kesse de yollarımı
Bir aşk namesinde ağlayan mısralar
Sevda dilinde dilsiz bir ses
Gözlerinde ıslak bir veda busesi oldum.

Niye Yoksun

niye yoksun?
yelkovan akrebin ardı sıra akrep yelkovanın
bir çift göz ışığına hasret tabut aralığından
bu sızılar bu ağrılar ah bu ateş basmalar
çerçevelik hatırına müzelik titreyen bu eller
duvara asılı kalsın

niye yoksun?
bu deli gönül kırdı mı ki gönlünü
elmanın kurdu zararı kendine
toprağı savururum göğün suratına
niye yoksun mutluluk ırmağımda
yağmur damlası boğulmakta
okyanus ortasında

niye yoksun?
kör kuyunun dibini taradım tırnağımla
yırttım penceremin tüllerini
ellerim kanlı ellerim katil
kazıyor adını içime ezan sesleri
zincirleri sarıyor dört bir yanıma yokluğun
kurtulamıyorum



niye yoksun?
son mu oldu bitti mi rüyaların
şahlandı mı gurur atın başı gökte
bu dalgalar gel-git sürükler beni nice zaman
atının ayakları ezsin başımı
parçalasın gözlerin hücrelerimi
külümü savur karanlığın yüreğine...